Feymag Logo

09.11.2015

Naciye Suman Kim

Naciye Suman Kimdir ?

İLK KADIN FOTOĞRAF SANATÇISI NACİYE (SUMAN) HANIM

Naciye Hanım 1881 senesinde Üsküp’te dünyaya gelir. Babası Salih Paşadır. 1903 

senesinde Yüzbaşı İsmail Hakkı Bey ile evlenir. Osmanlı’nın Balkanlar’da ki art arda 

gelen yenilgileri sonucu Anadolu’ya göç eden aileler arasında Naciye Hanım’ın 

ailesi de vardır. 1912-1913 yıllarına denk gelen bu zorunlu göç sırasında Naciye 

Hanım hamiledir ve dördüncü çocuğunu Macaristan sınırında, trende dünyaya getirir. 

Bu çocuğunu doğumdan kısa bir süre sonra kaybeder. 

İstanbul’a geldiklerinde İsmail Hakkı Bey ailesini asker bir arkadaşına emanet eder 

ve görevi icabı Viyana’ya gider. Viyana’da bulunduğu bu süre zarfında fotoğrafçılığa 

merak salar ve fotoğrafçılığı öğrenerek 1914 senesinde İstanbul’a geri döner. Bu geri 

dönüş sonrası Naciye Hanım, İsmail Hakkı Bey, üç çocuğu, annesi, anneannesi ve üç 

evlatlığıyla beraber Beşiktaş-Yıldız’daki Sait Paşa konağına taşınırlar. İsmail Hakkı 

Bey Viyana’da aldığı fotoğraf makinası, araç ve gereçlerini de yanında getirir. 

Konağın çatı katında bulunan çamaşırlığı ufak bir stüdyo haline getirerek ailesiyle 

sıkça burada vakit geçirirler. Bu vesileyle ailedeki herkes fotoğrafın nasıl 

çekileceğini öğrenir.

I. Dünya Savaşı sırasında İsmail Hakkı Bey cepheye gider. Bu zorunlu gidiş bir 

yerde ilk Müslüman kadın fotoğrafçının ortaya çıkmasına vesile olur. Naciye Hanım 

geniş ailesinin geçimini sağlayabilmek için ilk başta evdeki eşyaları satmaya karar 

verir. Aile yadigarı gümüş bir tepsinin satılmasından sonra “Ben insan değil miyim? 

Ailem için para kazanamaz mıyım?” der. Ailesi için para kazanmayı kafasına koyan 

Naciye Hanım’ın aklına evdeki fotoğraf makinası gelir. Bunun üzerine 1919 

senesinde konağın girişine “Türk Hanımlar Fotoğrafhanesi-Naciye” yazılı bir tabela 

astırır. Böylece ilk Müslüman kadın fotoğrafçı tarih sahnelerinde yerini alır.

Naciye Hanım’ın fotoğrafhanesine ilk gün on müşteri gelir. Bu sayı her geçen gün 

artış gösterir. Özellikle Osmanlı kadınlarının erkek fotoğrafçılarının önünde 

peçelerini açmaları hoş karşılanmadığı için Naciye Hanım’ın fotoğrafhanesi dönemin 

kadınları tarafından memnuniyetle karşılanır. Fotoğrafhanenin tutulmasında bir diğer 

etken ise kadınların cephede savaşan eşlerine fotoğraflarını göndermek istemeleridir. 

Hatta o dönemde cephedeki askerler eşlerine yazdıkları mektuplarda Naciye 

Hanım’ın fotoğrafhanesinden bahsedip orada fotoğraf çekilip kendilerine 

göndermelerini bile istemektedir.

1921 senesinde çatı katındaki stüdyo yetmez duruma gelir ve Beyazıt’ta bir konak 

kiralayarak hem evlerini hem de fotoğrafhaneyi oraya taşır. Aynı sene dönemin 

önemli kadın yayınlarından “Kadınlar Dünyası” dergisinde Naciye Hanım’dan 

övgüyle bahsedilir.

Naciye Hanım’ın diğer bir özelliği ise Sultan Reşad’ın torunlarına fotoğrafçılık dersi 

vermesidir. Bu durum onun profesyonel bir fotoğrafçı olduğunun kanıtıdır. Bununla 

birlikte sultanın torunlarına dersler vermesi onun ününü arttırır. Verdiği bu dersler 

bir yerde onu fotoğrafçılık dersi veren ilk Türk kadın olarak da tarihe geçmesini 

sağlar.

1930 senesinde Naciye Hanım, Ankara’daki kızının doğum yapması üzerine 

fotoğrafhanesini kapatır ve Ankara’ya göç eder. 1973 senesinde ise vefat eder. 

Sanatçının günümüze ulaşan fotoğrafları oldukça kısıtlıdır. Fotoğraflarda görülen 

arka fon ve aksesuarlar dönemin özelliklerini göstermektedir.

EDİTÖR: Muzaffer KARAASLAN

KAYNAKÇA

Anonim, (2011). Rezidans Dergisi Sayı 5, s.29

Özdenses, E., (2013). Osmanlı İmparatorluğu’nda Fotoğrafçılık 1839-1923, s. 303, 

YEM Yayınları 

http://www.istanbulkadinmuzesi.org/naciye-suman

http://lilithsayfasi.wordpress.com/2011/08/03/ilk-profesyonel-kadin-fotografci-

naciye-suman-gulduren-boluk/

Yorumlar